Queensrÿche

    Queensrÿche, 1981 yılında Bellevue şehrinde kurulmuş progresif metal grubu.

    Queensrÿche grubunun kuruluşu 1980’lerin başına rastlamaktadır. Cross+Fire grubunun gitaristi Michael Wilton ve davulcusu Scott Rockenfield, gruba ikinci gitarist olarak Chris DeGarmo’yu ve bas gitarist olarak Eddie Jackson’ı dahil etmişlerdir. “Cross+Fire” genellikle Iron Maiden ve Judas Priest gibi grupların şarkılarını yorumlamıştır. Grup sonradan DeGarmo ve Jackson’un katılımıyla isim değiştirmiş ve The Mob adını almıştır. “The Mob”un vokalist yoksunluğuna çare olarak ise o dönemde önce Babylon, sonra da The Myth adlı gruplarda çalışan Geoff Tate gruba dahil edilmiştir. The Mob, 1981 yılında Queen Of The Reich, Nightrider, Blinded ve Lady Wore Black şarkılarını içeren dört parçalık bir demo albüm kaydetmiştir. Grup aynı yıl içinde “The Mob” ismini değiştirme yoluna gitmiştir. Demo albümün ilk şarkısı olan ve söz-müziği gitarist Chris DeGarmo’ya ait olan “Queen Of The Reich” (İmparatorluğun Kraliçesi) ismi birleştirilmiş ve “Queensryche” (Kraliçenin İmparatorluğu) olarak değiştirilmiştir. Bu isim artık grubun yeni adı olmuştur. Grup ayrıca Queensryche kelimesinde geçen y harfinin üzerine, 1980’li yıllarda Motörhead, Mötley Crüe, Blue Öyster Cult gibi bazı heavy-metal gruplarınca da kullanılan ve gruplara antik Kuzey Avrupalılık kimliği katan iki nokta (umlaut ya da röck döts olarak da bilinir) işaretini koymuştur.
    1981’de yayınlanan Queensryche EP, 1984’te yayınlanan The Warning ve 1986’da yayınlanan Rage For Order albümleri, müzik otoritelerinin hemen dikkatini çekmiştir.
    1981 yılında Washington eyaleti, Seattle şehri yakınlarındaki Bellevue’de ilk kayıtlarını gerçekleştiren grup, günümüze gelene kadar 9 adet stüdyo albümü yayınlamıştır. Özellikle 1988 yılında çıkardıkları Operation Mindcrime isimli yeni tarz albümleri ile progressive rock müziği tarihinde önemli bir adıma imza atmışlardır. Birçok eleştirmen ve müzisyen tarafından bu albüm Pink Floyd’un The Wall ve The Who’s Tommy? albümleri ile karşılaştırılmaktadır. Albümde ABD Hükümetine karşı hareket eden bir yer altı örgütüne kullandığı uyuşturucular nedeni ile bağımlı hale gelip bir suikastçiye dönüşen Nikki isimli genç ile önceleri hayat kadını olarak çalışırken daha sonra bir rahibe olarak kilise’ye dönüp tövbe eden Mary’nin karmaşık ilişkileri ele alınmıştır.
    Hikaye ve albüm kurgusunun önemli ticari başarısı ve hayranların kafalarında yaratılan soru işaretleri sebebiyle, grup 2006 yılında Operation Mindcrime 2 isimli bir devam albümü çıkararak hayranlarının beğenisine sunmuştur.
    Bu tarz albümler, daha sonraları bazı modern progressive rock grubunca da yapılmaya çalışılmış, bunların içlerinde ise en başarılı olanlardan biri Dream Theater Grubunca 1999 yılında yayınlanan Scenes From A Memory olmuştur.
    Queensryche, başarılarıyla ve müziğindeki kaliteyle 1980’lere olduğu kadar 1990’lı yıllara da damgasını vurmuştur. Rage For Order ve Operation Mindcrime albümleri kadar Empire ve Promised Land gibi albümlerle de progressive rock soundunun başarılı örneklerini vermiştir. “Empire” albümünde yayınlanan, söz ve müziği gitarist Chris DeGarmo’ya ait olan Silent Lucidity, 1991 yılında “Yılın En İyi Rock Şarkısı” seçilmiştir. Silent Luciditynin orkestral düzenlemelerini müzisyen/aranjör/orkestra şefi/kompozör Michael Kamen yapmıştır. 1991 senesi grup için özellikle başarılar, büyük ödüller, büyük konserler ve rock festivalleri yılı olmuştur. Queensryche 1991 yılı içinde ABD’nin New York şehrindeki Madison Square Garden dan, Brezilya’daki Rock In Rio festivaline, İngiltere’deki Donnington Kalesi yanında yapılan Monsters Of Rock festivalinden, yine İngiltere’deki Hammersmith Odeon a kadar çok önemli yerlerde konserler vermiştir.
    İki yıl süren Empire turnesinin ardından suskunluğa bürünen Queensryche, 1992 yılında MTV de Unplugged konseri vermiştir. Ancak ne MTV’de ne de bootleg olarak yayınlanan CD’de Unplugged konseri bütün haliyle yayınlanmamıştır. MTV ve Unplugged CD’sinde sadece I Will Remember, The Killing Words, Della Brown, Silent Lucidity ve The Lady Wore Black şarkılarına yer verilmiştir. Grup, bu Unplugged konserde Anybody Listening? gibi kendi şarkılarının yanı sıra bir Neil Young klasiği olan Rocking In The Free World isimli parçayı da seslendirmiştir.
    Grup, bir yıl sonra da başrollerinde Arnold Schwarzenegger ve Anthony Quinn gibi oyuncuları bir araya getiren Last Action Hero filminin soundtrack albümü için Real World isimli parçayı kaydetmiştir. Queensryche, 1980’li yıllarda olduğu gibi 1990’lı yılların ilk yarısında da sık sık Michael Kamen ile birlikte çalışmıştır. Real World isimli şarkıda da orkestral düzenlemeleri her zaman olduğu gibi Michael Kamen yapmıştır. 1992 yaz ayı ile 1994 ilk baharını San Juan Adası’nda tahta bir kulübeden oluşan stüdyoda geçiren grup, 1994 sonbaharında beşinci stüdyo albümü Promised Land ile geri dönmüştür. Ancak Queensryche bu albümle birlikte progressive rock soundundan yavaş yavaş alternatif rock sounduna geçmekte olduğunun ilk işaretlerini vermiştir.
    Ancak grup, 1997’de Hear In The Now Frontier albümünden itibaren daha yoğun biçimde alternative denemelere yönelmiş, 1998’de de gitarist Chris DeGarmo gruptan ayrılmıştır. Queensryche’ın başarısında ve müzikalitesinde de düşüşün başlaması bu dönemden sonra ortaya çıkmıştır. Arka arkaya çıkan Q2K, Tribe, Operation Mindcrime II ve American Soldier albümleri, Queensryche’ın eski başarısını yakalayamadığının göstergesi olmuştur. Gitarist Chris DeGarmo’nun ayrılışından sonra gruba, 1999’da Q2K albümü ve turnesinde, vokalist Geoff Tate’in eski grubu Myth’ten Kelly Gray katılmışsa da 2002’de gruptan ayrılmıştır. 2003 yılında Tribe albümünün kayıtları sırasında Chris DeGarmo konuk olarak Queensryche’a tekrar katılmış ve beste yapmış, ancak kayıtlardan sonra tekrar gruptan ayrılmıştır. Operation Mindcrime II albümünün kayıtlarında bu sefer ikinci gitarist olarak Mike Stone yer almıştır. Queensryche, 2007 yılında Queen, Pink Floyd, Black Sabbath, The Police ve U2 gibi grupların şarkılarını yorumladıkları Take Cover isimli albümü yayınlamıştır. Take Cover albümünün yayınlanmasından kısa bir süre sonra ikinci gitarist Mike Stone gruptan ayrıldığını açıklamıştır.
    2009’da American Soldier albümünde tek gitaristle (Michael Wilton) yoluna devam Queensryche, 1980’li ve 1990’lı yıllardaki muhalif tavrını arka plana attığını iyice göstermiş, şarkılarında “militarizm” ve “milliyetçilik” gibi konseptleri açıkça dışa vurmaya başlamıştır. Grup bu albümde ayrıca, 2. Dünya Savaşı’ndan Irak’ın işgaline kadar geçen yaklaşık 60 yıllık sürede Amerikan Hükümetlerinin katıldığı savaşlarda ön cephede yer alan askerlerin perspektifinden savaş olgusunu değerlendirmiştir. Grup, 2010 yılının başlarından itibaren büyük bir turneye çıkarak Queensryche Cabaret isimli kabare şovu gerçekleştirmiştir.
    2012 yılında solist Geoff Tate ile yaşanan çeşitli problemlerden sonra Michael Wilton, Scott Rockenfield ve Eddie Jackson yollarına Todd La Torre ile devam etme kararı almışlardır. Geoff Tate ise buna itiraz etmiş ve konuyu mahkemeye taşımıştır. Tate ayrıca Rudy Sarzo, Bobby Blotzer, Glen Drover, Kelly Gray ve Randy Gane ile Queensryche adı altında devam edeceklerini açıklamıştır. Queensryche ismini kullanma hakkının hangi tarafta kalacağı henüz netlik kazanmamıştır.

    Share.
    Leave A Reply