Subscribe to Updates
Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.
Yazar: admin
Nermin Gökben veya tanınan adıyla Gökben (d. 25 Kasım 1951, İstanbul), Türk şarkıcı. Şaziye ve Aziz Gökben çiftinin tek çocuğu olup babasını henüz 1 yaşındayken trafik kazasında kaybetmiştir. Profesyonel müzik kariyerine Yurdaer Doğulu orkestrasının solisti olarak başlayan Nermin Gökben, Hey dergisi tarafından ilk 45’liğini yaptığı 1972 yılının umut vadeden en iyi kadın şarkıcısı seçilmiştir. 1973 yılında 1 Numara Plakçılık saflarına geçmiştir. Zeki Müren’in solist altı olarak Maksim’de sahne alan Gökben, gazinoların en aranan pop sanatçılarından biri olarak 70’li yıllarda sahnelerde yükselmiştir. 1975 yılında Aşk Dediğin Laftır, 1977 yılında Bu Ne Biçim İştir adlı albümlerini yapmış, en büyük başarıyı ise 1979…
Gülçin Ergül (d. 30 Ekim 1985; İstanbul, Türkiye) Türk şarkıcı. 8 yaşındayken Pera Güzel Sanatlar Akademisi’nde piyano eğitimi almaya basladı. Aynı zamanda AKM Devlet Opera ve Balesi’nin çocuk korosunda yer aldı. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisi Devlet Konservatuvarı’nın bale bölümünü kazandı, ortaokul ve lise yıllarını bale üzerine tamamladı. AKM çocuk balesinde çalıştığı yedi yılın ardından ayrıldı. Kuşadam ve Prens, Kül Kedisi, Fındıkkıran, Uyuyan Güzel, Kral ve Ben, Midas’ın Kulakları, Turandot gibi oyunlarda senelerce çocuk dansçı olarak performans gosterdi. Lisans yıllarinda yine MSGSÜ Devlet Konservatuvarı’nın Modern Dans bölümüne geçti. Bu yıllarda bir kız grubu kurma hayalini, AKM’de ve MSGSÜ’de tanışmış…
Yeni yıla farklı bir deneyimle girmek istiyor, yeni kültürleri dinleyerek yeni yılı selamlamak istiyorsanız sizler için oldukça iyi bir önerimiz bulunuyor. Beltango ve CRR İstanbul Senfoni Orkestrası, bu gece sahne alıyor. 27 Aralık günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda sevenleriyle buluşacak olan isimler unutulmaz bir gece yaşattıracak. Tangonun yanında mükemmel bir de senfoni orkestrası bulunurken kesinlikle eşsiz bir gece bizleri bekliyor. Beltango ve CRR İstanbul Senfoni Orkestrası’nın ortak projesi olan “Beltango Symphonico” kapsamında sahne alacak olan isimler Vietnam’ın en ünlü orkestra şefi olan Lei Phi Phi yönetiminde sahnede olacaklar. Beltango, en çok Latin Amerika müziklerini bizlere aktaracak, ancak Balkan tonları…
Gam keder elem tasa gurbet hasret dertler geçer gider elbet Bir merhaba acı kahve hatır sorma ve dostluklar yaşar elbet Sımsıkı sev sen sevmeyi Bazen almadan da vermeyi İstanbul şehri malın olsa Ölümden öteye köy yok ya Gün olur devran döner akar seller kalır kumlar kavuşuruz Eser yeller yağar karlar gelir bahar açar güller koklaşırız Sultan Süleymana kalmamış Ha babam dönen şu dünya Babanın tapulu malı olsa Kefenin cebinde yer yok ya Papazın eşşeğini kovala dur Alinin külahını Veliye uydur Aldat dur aldan dur Oğlum hayat bu mudur İşte ağaç işte deniz işte toprak işte hayat bu dur oğlum İşte…
Üryan geldim gene üryan giderim Ölmemeğe elde fermanım mı var? Azrail gelmiş de can talep eder Benim can vermeye dermanım mı var? Dirilirler dirilirler gelirler Huzur-u mahşerde divan dururlar Harami var diye korku verirler Benim ipek yüklü kervanım mı var? Karac’oğlan der ki, ismim öğerler Zehir oldu yediğimiz şekerler Güzel sever diye itham ederler Benim Hakk’tan özge sevdiğim mi var?
Altın kafes idi benim durağım Dost elinden yaralandı Yaralandı yüreğim Evvel yakın idim gardaş Evvel yakın idim gardaş oy ninem Şimdi ırağım Felek beni nazlı yardan ayırdı Kumaş olsam arşın arşın Arşın arşın yırtılsam Köle olsam çarşılarda pazarlarda satılsam Vadem yetmediki gardaş Vadem yetmediki gardaş oy Ölsem kurtulsam Felek beni nazlı yardan ayırdı
Kalenin bedenleri yar yar yar yandım Koy verin gidenleri sınanay yavrun sınanay nay İpek bürük bürülmüş yar yar yar yandım Niksarâ’ın gelinleri yavrum Niksarâ’ın gelinleri canım Kaleden iniyorum yar yar yar yandım Çağırsan dönüyorum canım benim oy Kurdum kibrit oldum yar yar yar yandım Üflesen sönüyorum canım canım Üflesen sönüyorum canım benim, benim canım Entarisi aktandır yar yar yar yandım Ne gelirse haktandır vay kardaş vay Benzimin sarılığı yar yar yar yandım Her dem ağlamaktır yar yar yar yandım
Karnı büyük obur dünya Keder dolu acı dünya Ne gül koydun ne de gonca Yedin yine doymadın mı? Seni okuyup yazanı Yunus gibi bir ozanı Koskocaman pir sultan’ı Yedin yine doymadın mı? Hacı bektaş-ı veli’yi İmam hasan hüseyin’i O mübarek mevlana’yı Yedin yine doymadın mı? Fani kurmuşsun temeli Bilmem sana ne demeli Koca mustafa kemal’i Yedin yine doymadın mı? Dünya dünya yalan dünya Karnı büyük obur dünya Yedin yine doymadın mı?
Gönlüme bir ateş düştü yanar ha yanar yanar Ümit gönlumun ekmeği umar ha umar umar Elleri ak yumuk yumuk ojeli tırnakları nerelere gizlesin şu avucun nasırları Otomobili tamire geldi dun bizim tamirhaneye Görür görmez vurularak başladım ben sevmeye Ayağında uzun etek dalga dalga saçları Ustam seslendı uzaktan oğlum al takımları Bir romanda okumuştum buna benzer bir seyi Cildi parlak kağıt kaplı pahalı bır kıtaptı Ne olmuş nasıl olmuşsa aşık olmuştu genç kız Yine böyle bir durumda tamirci cırağına Ustama dedim ki bugün giymeyim tulumları Arkası puslu aynamda taradım saclarımı Gelecekti bugün geri arabayı almaya O romandaki hayali belki gercek yapmaya…
Dağ başına vardım gülleri çoktur Güzeller geliyor sevdiğim yoktur Edalı gelin şalvarlı gelin öldürdün beni Şu derenin alucundan ucundan Aman şu derenin alucundan ucundan Bana varsan ölürmüydün acından Edalı gelin şalvarlı gelin Yüksek elvanlarımı bülbüller öter Bülbülün figanı bağrımı deler Ne biçim yürekmiş bu baboy Teper ha teper teper teper Yolumuz gurbete düştü halimiz beter
