Subscribe to Updates
Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.
Yazar: admin
David Jon Gilmour, CBE (d. 6 Mart 1946, Cambridge) İngiliz psychedelic rock grubu Pink Floyd’ un gitaristi ve solistidir. 13 yaşındayken komşuları tarafından hediye edilen bir klasik gitar ile yolculuk başladı. Çevresinde mükemmel ritm duygusu ve gitara olan hakimiyeti ile dikkat çekiyordu. Pink Floyd’a katılmadan önce Paris’e giderek kurduğu toplulukla Avrupa turu yaptı. Fransızcası iyiydi ve müziğin yanı sıra Paris’te erkek model olarak çalıştı. Pink Floyd 1967 yılında Syd Barrett’ın gruptan ayrılmasından beş ay önce katıldı. 1970’lerde Pink Floyd’un müzikal başarısında en önemli katkıyı sağlayan isimlerden biri oldu. 1980’li yılların başından itibaren grubun bir diğer önemli ismi Roger Waters ile…
Taio Cruz, (d. 23 Nisan 1985), İngiliz şarkıcı, söz yazarı ve yapımcı. Taio Cruz, Nijeryalı bir baba ve Brezilyalı bir anneden dünyaya gelmiştir. Londra’da büyüyen Cruz, küçük yaşlardan beri müzikle uğraşmaktadır. Cruz, 2006 yılında “I Just Wanna Know” adını taşıyan ilk single’ını piyasaya sunmuştur. Aynı yıl Rokstarr Music London adını taşıyan müzik yapım şirketini açmıştır. Ayrıca, Republic Records ve Island Records şirketlerine bağlıdır. Taio Cruz, Omar, Nitin Sawhney, Wookie ve Will Young gibi sanatçılarla çalışmalar yapmıştır. Will Young ve Blair MacKichan ile birlikte yazıp bestelediği Will Young şarkısı “Your Game”, İngiltere’de iki kez platin plak kazanmış ve BRIT Ödülleri’nde “En…
Şu anda dünyanın en popüler sanatçılarından biri olan Justin Timberlake sonunda Türk hayranlarını sevindirdi ve önümüzdeki sana İstanbul’da bir konser vereceğini açıkladı. ‘The 20/20 Experience World Tour’ kapsamında gelecek olan ünlü sanatçı daha önce hiç Türkiye’de sahne almamıştı. Justin Timberlake konseri ne zaman derseniz hemen tarihi verelim: 26 Mayıs 2014. Konser mekanı olarak İstanbul İTÜ Stadyumu seçilmiş. Timberlake’in bu kadar büyük bir turneye çıkmasının nedeni aslında geçen haftadan belli olmuştu. Amerika Müzik Ödülleri’nde aday gösterildiği neredeyse her ödülü alan ünlü sanatçı bun uda taçlandırmak için birçok ülkede enfes konserler verecek. Geçtiğimiz hafta düzenlenmiş olan Amerikan Müzik Ödülleri’nde ‘Yılın pop/rock erkek…
Kır evinin verandasında Bir rüzgar gülüne rastladım İnsanmışcasına konuşmaya başladım Dedim, benim kadar yalnızsan Tek gecelik bir aşksan Omuzlarına abanan Bir anıdan kaçıyorsan Dibe vurduysan Ya da hala düşüyorsan Bir yaz günü bir yaz günü Hiç bu kadar üşüdün mü? Rüzgar gülü rüzgar gülü Hiç ölümü düşündün mü? Hayalimdeki adsız kadın Sanki ağzımda tadın Eminim ki sen de hep kendini aradın Evimin yolu beni unutmuş otellerin soğukluğunda… Tüm bu garip duygular Bir tür iç kanama Dibe vurduysan Ya da hala düşüyorsan Bir yaz günü bir yaz günü Hiç bu kadar üşüdün mü? Rüzgar gülü rüzgar gülü Hiç ölümü düşündün mü?
tüm kaybolanlar kaybolmuşlara rastlarsa zamanın birinde tek bir damla gözyaşım göle düşerse ellerimden kayıp gidince bir uyansam, uyansam, uyansam uykumdan bir damla gözyaşı bir damla var elimde bir damla gözyaşı bir damla ellerimde sonunda görürüz belki sen de ben de uçsuz bucaksızız bu yalnız şehirde yaşam sevincin duruyor mu hala içinde sustun konuşmadın sözcükler bitince bir uyansam, uyansam, uyansam uykumdan bir damla gözyaşı bir damla var elimde bir damla gözyaşı bir damla ellerimde
küçücüktüm , ufacıktım, bir dilenci kraldım çok yürüdüm, çok acıktım kalbim sızlar, yüzüm gizler bir tren camından dünyayı gördüm, haline üzüldüm sus konuşma sözler kimin umurunda son bir öpücük yeter açık yaralarıma belki sen umutsuzluktan sessizsen zaten her zaman kaybettik senle ben hayat bir yarış dersin hep bir meydan savaşı bir kavga, sakın yara alma sen bir kağıt gemisin gazeteden kıvrımların açılırken yorulmaz mısın hergün ölmekten sus konuşma sözler kimin umurunda son bir öpücük yeter açık yaralarıma belki sen umutsuzluktan sessizsen zaten her zaman kaybettik senle ben
Yazdan kalma bir günden Ya da çölde cay filminden Bir sahne var aklımda Oyuncular sanki biziz Mutsuzuz ikimiziz Kimi aşklar hiç bitmezmiş, Bizimkisi bitenlerden Sevmeye yeteneksiziz İki yabancı iki yabancı Birlikte ama yalnız İki yabancıyız… Hani o güneşin batışı Bizi tanrıya inandırışı Şu an o akşam aklımda Ama çok zaman önceydi Yaralarımız ağır değildi Yine de bağışladım ben hep seni Hem seni hem de kendimi O kadar yoktun ki İki yabancı iki yabancı Birlikte ama yalnız İki yabancı…(x2) Yazdan kalma birgünden Yada çölde Çay filminden Benim de sahneler aklımda Seninkilerden farklı ama Artık kendini kandırma Yoktur üstüne senin güzeli çirkin…
Bulutlar iç içe ve her an başka bir resim oluyorlar Başka bir adla, başka bir zamanda rastlasaydım demiştim ya o gün sana Vazgeçtim, kaçmak yok, söz bu kez Çok güzel uyuyorsun diye yanımda Bak, çok gevezeysem, hadi kapat çenemi Sözcükler ne ki duygular yanında Yoksa yarın sabah uyanıp ayılınca Utanacağım şeyler söyleyebilirim şimdi Yada bırak hazır açmışken kapılarımı Kalbime biraz daha temiz hava girsin Yalancıyımdır biraz ama bana inan Sarhoşken hep çok sahiciyim Yine fazla içmiştim bu akşamda Coşmuş kalbim, of nal gibiyim. Sağır, kör, dilsiz görünür kalbim Ama bil, ben aslında iyi biriyim Bilirim, çok kirlidir aşk sicilim Sadakat…
Mevsim rüzgarları ne zaman eserse O zaman hatırlarım Çocukluk rüyalarım Şeytan uçurtmalarım Öper beni annem yanaklarımdan Güzel bir rüyada Sanki sevdiklerim hayattalarken hala Akşama doğru azalırsa yağmur Kız Kulesi ve Adalar Ah burda olsan çok güzel hala İstanbul’da sonbahar Her zaman kolay değil Sevmeden sevişmek Tanımak bir vücudu yavaşça öğrenmek Alışmak ve kaybetmek İstanbul bugün yorgun Üzgün ve yaşlanmış Biraz kilo almış Ağlamış yine, rimelleri akıyor Akşama doğru azalırsa yağmur Kız kulesi ve adalar Ah burda olsan çok güzel hala İstanbul’da sonbahar
ruhidir benim adim hiç çıkamam evimden dostlar uydururum hayali mutluyumdur bu yüzden bir çiçek dürbününden insanlara bakarken bir gün bir istasyon gördüm trenleri geciken yolcular ellerinde tek gidişlik bir bilet henüz bilmeselerde hayat bundan ibaret istasyon insanları burdalar tesadüfen aynı rüyayı görüp ayrı yerlere giden eskiden çok eskiden ben daha çok küçükken henüz cennet plajı otopark olmamışken mercanların arasında küçük balıklar vardı en güzelleri el boyunda kavuniçi olanlardı bir gün bir rüya gördüm o kavuniçi balık benmişim büyümem beklenmeden afiyetle yenmişim istasyon insanları burdalar tesadüfen aynı rüyayı görüp ayrı yerlere giden ruhidir benim adım bir sırrım var saklarım ama görünce…
